20 Şubat 2026 Cuma

Kırmızı İp 

Sahi hissediyor musun eskisi gibi? 

Yıldızları okuyabiliyor musun derinden, hikayen yine soluk soluğa mı? 

Kalbinin atışı mı bu kulağıma çalınan yoksa kalemimin durdurak bilmeyen sancısı mı? 

Yüzün neden saklı? 

Kalbimin sahilinde boylu boyunca uzanan ruhun şimdi hangi deryanın denizinde.. 

Sol yanından parmak uçlarına kadar uzanan o kırmızı ipi görmüyorsun değil mi? 

Sahi mübalağa ediyorum.. 

Görmeye ne hacet! 

Birbirini bulmak için yaratılan o iki kalp biz değilsek düğümün o boğucu hissini anlarsın.. 

Bir bak, kader anlatıyor kırmızı ipin gerçeğini…

İnsan okuyabilmek nedir bilir misiniz?

Sesten, bakıştan, duruştan, ayak sesinden…

Okuyabilmenin zamanla anlamlandırmaya, anlamlandırmaya başladıkça gerçeklerle bir bir yüzleşmenin ağırlığı altına elbette girebilir insan.

Bir kapının nasıl kapandığına veyahut kapatıldığına dikkat ettiniz mi mesela?

Bir tabağın sofraya nasıl konduğunu?

Sesin hangi ivmede huşu bulduğunu?

Yere vuran topukların neyi anlatmak istediğini?

Bir değil bin bir hayat akıp gidiyor her adımda..

Bir bakış bir söz bir duruş anlatıyor tüm hayatı.

Okuyabilene, vesselam…

Kırmızı İp  Sahi hissediyor musun eskisi gibi?  Yıldızları okuyabiliyor musun derinden, hikayen yine soluk soluğa mı?  Kalbinin atışı mı bu ...