17 Nisan 2025 Perşembe

Hayatımın 5. sezonundayım. 5. sezon finaline az kaldı. Belki de finaline, sahiden bilmiyorum. Bu 1. sezondan beri böyle sürüp gidiyor. Zaten insan nasıl bilebilir ki ömrüne denk düşen bölümleri. Finalin hangi sezonda geleceğini…


Şöyle bir bakıyorum uçurumları görüyorum 5.sezona gelene kadar. Nelerin değiştiğini, nelerden vazgeçtiğimi, yitirdiklerimi, kazandıklarımı, kaybettiklerimi, inançlarımı.


İnanmak…


O inanç kudreti öyle keskin ki, derinden tutuyor insanın kalbini. 1. ve 2. sezonun ilk bölümlerinde yankılanan o hayal dünyama bakıyorum ve okuduğum kitaplara… Öyle inançlıyım ki insanlığa karşı. Akan zamanın seline kapıldıkça anlıyorum hiç de öyle olmadığını gerçeklerin. Okuduğum kitaplar ve hayal dünyamla örtüşmediğini bir şeylerin. Örtüşmedikçe her sezona daha da yenik başlıyorum, en çok aldanmış olmak ve inancımın ters yüz olması incitiyor beni. İnanma kudretimi yitirmek, hayal kırıklığını yaşamak ve bunun insanlığa dağılması…


Yitip gidenler, kaybedilenler bir şekilde teselli buluyor insanın kalbinde. En basitinden kader diyorsun adına… Ama inanabilmek için o kudretin tekrardan kazanılması gerekiyor, kaybetmeye mahal vermeden. Bu durumu çocukken kâğıttan yaptığım bir gemiye benzetiyorum. İçinde yazıların ve resimlerin gözle görüldüğü ama hayallerimi anlattığı o gemiye… O gemi yüzüp açılırken ufka, arada yalpalanmalar olsa da zorluklar yaşansa da evini bulacak sanırdım, inanırdım. O gemi inançlarımla birlikte yol aldı ufka ama daha geri dönmedi. 

İnandım, inandım, çokça inandım ama galiba yanıldım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hatırlamak ne garip bir duygu Hayatın akışında tanıdık olaylar silsilesi Bir renkten, bir bakıştan, bir hüzünden, bir gülümseyişten… İşte bu...