30 Mayıs 2025 Cuma

Gelip araladın kalbimin dünyasını

Sevdayla ışıdı tüm ruhum 

Geceme ay ışığı oldun

Gülüşün bir mayhoşluk estirir derinlerime, sarhoş olurum

O büyülü kelimeyi duyarsın dudaklarımdan

Sonra kaybolursun gözlerimde 

Ben seninle bir şarkı 

Sen benimle bir roman 

Ben seninle bir şiir…

28 Mayıs 2025 Çarşamba

Adı Sen

Gözlerimden okur musun kendini

Aklıma ilk düştüğün anı hatırlar mısın kalbime dokununca?

Ruhumun deli divane oluşunu işitir misin

Senin özleminle demlenen bu gece de yine sana sesleniyorum

Gökyüzü Sevda kokuyor 

Alıp saklar mısın sinende?

Bir esaret var, yıkıp atar mısın onu yüreğimden..

Ah nedir bu tutulduğum ölümcül elem

Hadi gözlerimin derinlerinde kaybol yeniden 

Bul kendini, sana kelimelerle haykırayım

Gecenin serinliğinde sokul kalbimin en özel yerine 

Bak yine zaman durdu,

Fark ediyor musun?


27 Mayıs 2025 Salı

Belki bir gün unutacaksın bu sözlerimi 

Belki de sonsuza dek saklayacaksın kalbinin bir köşesinde, sahiden bilmiyorum; yine de anlatmak istiyorum. 

Hani bazen hava tanıdık bir gün gibi kokar ya hangi gün olduğunu bilmezsin ama anımsarsın. 

Milyonlarca ihtimal arasında sana rastlamak gibi o anımsayış. 

Yıllarca adı bilinmeyen sevdanın anlam kazanışı…

Gözlerine dünya üzerinde tarifi olmayan bir cümle kurdum.

O cümleyi sadece sen okuyacak sen bileceksin

Çünkü insan birinin gözlerine sevdalanır, 

Saçlar aklaşır, vücut eğilir ama gözler aynı kalır.

O sevda tanıdık bir hava da milyonlarca insan arasında senin gözlerini buldu…

24 Mayıs 2025 Cumartesi

Gözümün gördüğü her yerdesin

Ömrümün zamansızlığında

Çok uzaktasın ama aynı zamanda yanıbaşımda..

Gölgemi sayende bulduğum

Yolum, yoldaşım.

Sana yelken açar deryamın mavisi

Seni anar kalemden akan mürekkep

Seni bekler kalbimin baharı…

Sana benzeyen geceye serdim ruhumu.

Fısıldıyorum ay ışığına ama en çok susuyorum 

Hiç konuşmadan sevmenin büyüsünü gözlerine dokuyorum…

6 Mayıs 2025 Salı

HIDIRELLEZ

Her Hıdırellez önce annenannem gelir aklıma. Anneannemin anlattıkları… Ateşin üstünden atladıklarını, evlerini temiz tuttuklarını, dere kenarına gittiklerini, gül ağacına dileklerini çizip astıklarını anlatırdı anneannem. Bugün bütün ritüelleri yerine getirmeyi öyle isterdim ki. İnanç ve geleneğin birliğini sürdürmeyi ve buna eşlik etmeyi, Hıdırellez coşkusunu gerçek anlamda yaşamayı. 

Bundan yaklaşık 19-18 yıl önce annem de anlatmıştı bana Hıdırellezi. Hıdırellez zamanı gerçek olmasını istediğim dileklerin resmini çizip balkonumuzun hemen önündeki gül dalına asmıştık beraber. Hep derlerdi, çocukların dilekleri duaları daha çok kabul olur ne istiyorsan hepsini çiz. Ben de çizerdim... :) 

Neler çizdiğimi çok az hatırlıyorum ama neler çizdiğimin ötesinde annemle yaptığım bu ritüeli ve inancı hiç unutamıyorum. Hayatta en çok istediğim şeylerden biri hayat hikayeme bol bol anı biriktirebilmektedir. Hıdırellez örneğinden hareketle anneannemle başlayan bu anı, annemle taçlanıp bugüne geldi benimle, yarına ve geleceğime ise kanatlanıyor adım adım. 

Yeni öğrendiğim bir Hıdırellez ritüeliyle sonlandırayım bu yazıyı da. 5 Mayıs gecesi tuz yiyip yatarsa insan, rüyasında evleneceği kişi su verirmiş. Bu inanışı doğrulayan hikayeler de okudum çok yakın zamanda... :)

İşte gelenekler çeşitli inanışlarla süregelirken hayatımızın bir noktasına dokunmayı başarıyor. Bu dokunuş hayat hikayelerinde gülümseten anılar bırakıyorsa ne mutlu…

Hatırlamak ne garip bir duygu Hayatın akışında tanıdık olaylar silsilesi Bir renkten, bir bakıştan, bir hüzünden, bir gülümseyişten… İşte bu...