1 Aralık 2022 Perşembe

1 Aralık Perşembe 2022

 

BİR RENK

Özlemini duyduğum bir renk olarak açıklamıştım geçmişi…

Geçmişin izlerini arayarak zamana direnmiyorum aslında insanlığa direniyorum.

Maneviyatı arıyorum herkesin gözünde.

Nefreti, şiddeti değil sevgiyi bulmaya çalışıyorum.

Bazen buluyorum bazen de bulamıyorum. Yine de yitirmiyorum umudumu. İnancın kuvvetine sığınıyorum. En çok da her kapının ardında biriken hikâyeleri ve aileleri merak ediyorum. Çünkü öfkenin de, sevginin de en derini aile de başlıyor. Özellikle çocukluk geçmiş ve geleceği birbirine kenetleyen en önemli etki haline geliyor. Çünkü çocuklukta öğrenilen, tadılan her duygu bizimle beraber yaşıyor. Mesela bir bebek korkuyla gelir dünyaya. Sığınacak, korunacak, güvenecek bir liman arar kendine. O limanı bulduğunda güveni tadar. Güven duygusunu yerleştirir duygularının diline.

Her hayat hikâyesinde mürekkebin sözcüsü çocukluk olur. Çünkü çocukluk hatıraların en güçlü olduğu zamanlardır. Duyguların renginin, dilinin; belirlendiği, tadıldığı zamanlardır. Umutların yeşerdiği, umudun geleceğe ışık tuttuğu en güzel zamandır çocukluk. Ama kimi çocuk, çocukluk nedir bilemeden erkenden büyümeyi öğreniyor. Kimi çocuk küçücük sevgi kırıntısına muhtaç kalarak geleceğine yol alıyor. Kimi çocuk hayatın en tatlı renklerini öğrenemeden günden güne soluyor. Kimi çocuk ise en güzel duyguları bünyesine alarak günden güne büyütmeye devam ediyor içinde yeşeren çiçekleri. Etrafını sarmalayan bu duyguların gücüyle hayatına yön veriyor.

Dilden dökülemeyendir kimi insan için çocukluk.

Kimi için bir pamuk şekerine duyulan sevgidir.

Düşler âleminde gezinmektir.

Özgürlüğün kollarına tutunmaktır.

Sonu gelmeyen bir heyecan,

Hiç solmaması gereken bir parıltıdır…

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hatırlamak ne garip bir duygu Hayatın akışında tanıdık olaylar silsilesi Bir renkten, bir bakıştan, bir hüzünden, bir gülümseyişten… İşte bu...