4 Kasım 2024 Pazartesi

Haftalardır elim kaleme gidiyor da yazabiliyor musun diye sorun… Türlü duygu selinde sürüklenip gitsem de şiirlerim dahi anlatamadıysa düşüncelerimi vay halime :)

En çok bir yılı geride bırakırken yazmak isterim, sanki bir film sarmalı gibi geçer gözlerimin önünden geçmişte kalanlar, geçmişte bıraktıklarım. Yılın son günlerine kadar düşüncelerim değişir mi sahiden bilmiyorum ama bu yazılanların başlığı olacaksa şayet adı İnancını Kaybetmek olur, Kaybolan İnancım olur. 

İnsanoğlu dünyaya gelirken en saf en temiz duygularla açar gözlerini hayata, bembeyaz. Sonra o beyaz sararmaya başlar, sararma yerini karaltıya bırakır. Duygular körelir, insanlar değişir. Değişmek çoğu zaman kulağa kötü gelir, değiştim demek ya da değişimi kabullenmek zordur. Hepimiz değişiriz, önemli olan o değişim de köreltmemektir duyguları, siyaha kapılmamaktır. İşte en çok burada kaybolmaya başladı inancım…

Siyaha dönen duyguları gördükçe, kanar oldu yüreğim. Hani nerede anneannemin anlattığı o eski duygular, o birlik ve beraberlik. Bir yakınma değil bu anlam verememek. Sevgiden niye korkar insanoğlu, merhametten, gözlerde ışıltıyı görmekten? Korkanlar bir tarafa, ya o parıltıyı söndürmekten korkmayanlar? İşte en acısı burada. Korkan iyileşir zamanla ya korkmayan, ne fayda eder ona?

Bir yazı okudum geçenlerde: ‘‘Yılın bitmesine iki ay kala sanırım hepimiz sonsuza dek sürsün istediğimiz biriyle bağımızı kopardık’’ diyordu. 

O bağ koptuysa inancım kırgındır,

Şiirlerim susmuştur.

İhmal edilen duyguların soluşunu izledikçe, sözler kalpte yarım kaldıysa inancım kaybolmaya yüz tutmuştur.

Korkmayanlarla bir şekilde denk düştüyse yolum inancım kaybolmuştur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hatırlamak ne garip bir duygu Hayatın akışında tanıdık olaylar silsilesi Bir renkten, bir bakıştan, bir hüzünden, bir gülümseyişten… İşte bu...