6 Kasım 2024 Çarşamba

ENDİŞE

Ne zaman soğuklar düşer zamana en çok öyle düşersin aklıma…

Çok kıymetlim gittiğinden beri sonbahar yaralıdır bende. En çok o zaman üşürüm, en çok o zaman gölgelenir yüzüm, dalar giderim uzaklara…

Sevdiklerimiz için her zaman çok endişeleniriz, korkarız. Koca bir çınar gibidir endişe, budaklanan dalları sarılır insanın yüreğine. Kimi hayatın zorlu koşullarında geçim endişesi yaşar, kimi hayatındaki birini kaybetmekten endişe duyar, kimi cesaretten, kimi değişimden, kimi sınanmaktan… Hep bir endişe vardır insanın derinliklerinde. Düşünceler derya olur, derya bile endişeye tutulur. 

Peki ya kaybedilene duyulan endişe nasıl açıklanır?

Daha önce çiçekler ektik toprağına, alıp götürdüler. Çokça sorguladım bu kadar mı değişti insanoğlu? İşte o günden sonra tuhaf ve bambaşka bir endişe kaplar oldu içimi. Sırtımı sana her yasladığımda endişe nedir bilmezdim, gövdesi endişelerden oluşan o ağacın dalları erişemezdi kalbime. Sen gittikten sonra ekilen toprağına kondurduğumuz o küçücük tomurcuğa sımsıkı tutunan çiçekler umut olmuştu bana. 

Yine çok haklısın, yine sözlerin çalınıyor kulağıma. Sesini her unutur gibi olduğumda verdiğin öğütler sıralanır hafızamda. Hiçbir şeyin seni yıpratmasına, üzmesine izin verme, endişelerin seni yarınlarını yaşamaktan mahrum bırakmasın derdin. Yine ekeriz o umut çiçeklerini, yeniden deneriz, endişeleri bir kenara bırakıp en güzel duygulara tutunuruz yeniden… Arada unutsam da, hayat bir şekilde çıkarıyor karşıma. Bir güneş parıltısında, kaldırım aralarından çıkmayı başaran çiçeklerin yansımasında…

Bu dünya telaşında, bana duyguların varlığını anılarla hatırlattığın için sana minnettarım. Endişe bu defa yaraşamadı derinlerime. 

Vesselam…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hatırlamak ne garip bir duygu Hayatın akışında tanıdık olaylar silsilesi Bir renkten, bir bakıştan, bir hüzünden, bir gülümseyişten… İşte bu...