BİR DÜŞ ŞARKISI
Düş kurmayı sever misiniz?
Ben çok severim;
Düşlerin yolunda yürümeyi, umarsızca koşmayı, özgürlüğü
kucaklamayı, bulutlara sarılmayı…
Sınırların olmadığı bir rüyaya emanet ederim çünkü kendimi. İçinde
olmayı istediğim bir dünya kurarım kendimce. Hüznü barındırmam o dünyada. Sadece
sevgiyi, mutluluğu, huzuru alırım… Kötü olarak anımsadığım her şeyi kapının
eşiğinde bırakırım. Kurduğum düşlerin çalan bir de şarkısı vardır her zaman. Sonsuz
bir plak gibi döner durur kalbimin derinliklerinde. Kimsenin işitemediği,
sadece bana ait bir serenat beni yolculuğa çıkarır… Kendimi kötü hissettiğim
her an gözlerimi yumar, olmak istediğim yer de hayal ederim kendimi. Bazen pırıl
pırıl bir yaz gününde deryanın yanı başında olurum. Bazen koca bir çınarın
gölgesinde, bazen de sevdiklerimle… Kimine göre basit gelebilir çıktığım bu
yolculuk. Ama benim için çok değerli. Öyle uçsuz bucaksız isteklerim de yoktur
hayattan. Güneşin gökyüzüne yansımalarını gördüğüm an bile mutlu olurum çünkü
ben. Parkta koşuşturan çocukları gördüğüm zaman, kalabalık bir sofrada uçuşan
kahkahalardan, çocukların gözlerinde parıldayan umudu fark ettiğim, ufacık da olsa
başka bir insanın hayatına dokunabildiğim an mutlu olurum. Düşlerim de öyledir
benim. Her zaman mutluluğu, sevgiyi, her tatlı duygunun gerçeğini hayal ederim.
Bu yüzden ne olursa olsun vazgeçmem düşlerimde yolculuğa çıkmaktan. Nereden bilebiliriz
ki bir düşe emanet ettiklerimizin bir gün gerçeğe kanatlanmayacağını? Bir kuş
olup hayallerin hayata uçmayacağını?
Siz de vazgeçmeyin olur mu düş kurmaktan?
Kendi düşlerinizin şarkısını çalmaktan,
Ne zorluklarla karşılaşırsanız karşılaşın gün sonunda
gülümsemekten,
Asla Vazgeçmeyin…
İnsanın kendine gülümsemesi bile bir umuttur. Düşler ise
umudu yeşerten en özel tohumdur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder