20 Aralık 2022 Salı

BİR ÇİKOLATA BİR ÇOCUKLUK BİR MUTLULUK BİR BURUKLUK

Bir zaman makinesi olsa elimde, dönmek isteyeceğim birçok an vardır geçmişe dair.

Yine aklıma düştün gecenin bir vaktinde. Hüzün ve özlem kovaladı duygularımı. Sitemi değil sadece buruk bir vedayı anlatmak istiyorum bu sefer… Zaman makinesi yok elimde ama hatıraların kapısı aralık… Şu an yoksun ama anılarımda yaşıyorsun.

‘‘4-5 yaşlarına dönüyorum mesela, elimden tutup her çocuğu mutlu eden kapıdan içeriye doğru yürüyoruz beraber. Tanışık olmuşuzdur herhalde girdiğimiz dükkânın sahibiyle. Hafızam bunu hatırlamama izin vermiyor. Lakin bizi hatırlıyorum: Senin bana avuçlarımı doldurup taşan çikolatalar aldığını. Öyle alıştırmışsın ki hala vazgeçemiyorum çikolata alışkanlığımdan. Çocukken dört dolanırdım evde. Şeker değil çikolata arardım. Belki sen aldığın için vazgeçememişimdir çikolata sevdamdan. Sen elimden tutup beni mutlu ettiğin için. Sen gittin ama ben hala vazgeçemedim çikolatadan. Hiçbir zaman da vazgeçemeyeceğim. Ama sıra bendeydi. Bu sefer ben mutlu edecektim seni. Veda bile edemeden sana, burukluğu bıraktın bana.’’

Öyle oldu mu hiç?

Daha ben gelememiştim sana avuç dolusu çikolatayla?

Daha ben tutamamıştım elinden…

Geriye dört parça kaldı senden: Bir çikolata, bir çocukluk, bir mutluluk, bir burukluk…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hatırlamak ne garip bir duygu Hayatın akışında tanıdık olaylar silsilesi Bir renkten, bir bakıştan, bir hüzünden, bir gülümseyişten… İşte bu...