24 Mart 2023 Cuma

BİR AN

Bugün yaşamış olduğum bir an’a geri döndüm. Tarih tam olarak hafızamda değil ama lise yıllarımda olduğunu bilmekteyim bu hatıranın. Ramazan aynın bir yaz günüydü. Anneannemlerde kalıyordum. Sahurumuzu yaptık, ertesi güne uyandık. İftarı dışarıda yapabileceğimizi söyledi anneannem.

‘’Gitmek ister misin?’’ diye sordu bana. Anneannemin annesinin (ben büyükanneanne derdim) yaşamış olduğu sokakta kocaman bir iftar masası kurulacakmış meğerse. Hani hep reklamlar da gördüğümüz herkesin önce sabırla ezanı beklediği sonra da kahkahaların hava da uçuştuğu bir ortamdan bahsediyorum. Hem merak ettiğimi hem de heyecanlandığımı biliyorum. Zaman geldi, iftar zamanına yakın güler adım vardık anneannemle beraber mahalleye. Neredeyse sokakta baştan aşağıya kocaman, uzunca bir sofra kurulmuş. Büyükanneannem’in yaşadığı evin tam önündeki masaya geçtik anneannemle beraber. Sonrasında sokaktaki komşular da yavaş yavaş gelmeye başladılar masaya. Sonra bakınmaya başladım. Sağımda anneannem komşularıyla, akrabalarıyla sohbete dalmış. Solumda bir koşuşturma. Bakıyorum da herkes ne kadar da mutlu…

Daha sonra akşam yemeği yendi. Çocukların sesleri duyulmaya başladı yavaş yavaş. Masalar toparlandı, evlerin kapıları açıldı. (Anneannem anlatırdı. Evlerin kapıları kilitlenmezmiş önceden. Hatta küçük olmama rağmen çok iyi hatırlıyorum, büyükanneannemin evinin kapısında bir ip asılıydı. Biz de her gittiğimizde zili çalarak değil ipi çekerek girerdik içeriye. Tabi, büyükdedem ve büyükanneannem de bilirlerdi böylece çok yakın birilerinin geldiğini. Ama şimdi zaman ilerledi, sadece o evin kapısında asılı duran ip değil ev de artık yok. Annesini ve babasını kaybettikten sonra evin kapısındaki o ipin asılı durmaması, artık olmaması üzmüş anneannemi. Belki de en çok o zaman anladı anne ve babasının artık hayatta olmadığını.)  Bir yanda gülüş cümbüş koşuşturan çocuklar, bir yanda çayla beraber sohbete tutulanlar, bir yanda bisiklet kullananlar…

Tam da hayalini kurduğum bir ortam. Tam da hayalimin içerisinde bir gün. Tam da sanki anneannemin ya da annemin gençlik zamanlarına bir günlüğüne misafir olmuşum gibi bir gece… Unutamayacağım bir hatıra… 

Beni az çok tanıyanlar bilir ne kadar eski zamanları merak ettiğimi, bana anlatıldığı kadarıyla o günlerden kalma sevgiyi, aşkı, mektupları aradığımı. Bir yandan öyle korkuyorum ki bir daha böyle sofralar kurulamayacak diye. Bir daha böyle sofralar da gülücükler saçılamayacak diye. Ama hayat sanki o yöne doğru kayıyor gibi. Yine de bir umut, bir umut işte…

Yaşatılsın kalabalık sofralar, yaşatılsın paylaşmalar, yaşatılsın sevgiler…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hatırlamak ne garip bir duygu Hayatın akışında tanıdık olaylar silsilesi Bir renkten, bir bakıştan, bir hüzünden, bir gülümseyişten… İşte bu...