İKİ YABANCI
Birbirini hiç tanımayan iki yabancıydık biz.
Belki aynı gökyüzünün altında izledik yıldızları, belki aynı sokaklara düştü adımlarımız, belki de yan yana yürüdük birbirimizi hiç bilmeden…
Sonra bir şey oldu; adı kader midir, tesadüfler silsilesi mi bilinmez…
Bir savaşın ortasında buldum kendimi, aklımla kalbimin verdiği bir savaş.
Önceleri kalbin her zaman galip geleceğine inanırdım,
Kılıç kuşanırdı kalp, hangi güç yıkabilirdi duyguların eşsizliğini…
Yanıldım, yenildim, kaybettim.
Zafer nidaları yükseldi aklın derinlerinden, kalpte bir boşluk hafif bir sızı...
Seni bulduğumda sende kaybolmuştum,
Gözlerinin buğusunda bulmuştum kendimi.
Meğerse o kayboluş son bulacakmış bir gün
Hangisi daha acı sahiden bilmiyorum ama şimdi birbirini tanıyan iki yabancıyız, hem de birbirini çok iyi tanıyan iki yabancı.
Bak aynı yıldızdan dilek tutuyoruz yine, aynı sokaktan yürüyoruz birbirimizi bile bile
Bakışların ardında iki yabancıdan kalan derin bir yutkunuş.
Hissediyorum o yutkunuşun ardında kesilen nefesi..
Hiçbir an bir daha yaşanmayacak ama hatırlamak istersen eğer,
Gözlerine bak, ben sonsuza kadar oradayım…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder