26 Mayıs 2024 Pazar

İki Kova Bir Çuval

Her yolculuğun ardında bir hikâye edinirim mutlaka. Çoğu zaman hafızamda yer edinir yaşananların resmi. Bu sefer somut olarak edindim gerçeğin resmini… Bu fotoğrafı çektikten sonra çok düşündüm, içimi garip bir hüzün kapladı. Sarılmayı, hayatını dinlemeyi, halini hatırını sormayı çok istedim…

Belki 80 yaşını geçmiş, hayatını çilek satarak geçindirmeye çalışan birinin gözlerinde o aradığım duyguyu buldum… Gülen, buğulu bakan gözlerde o tanıdık duyguya rastladım. O duygunun tanımı yok, sadece bir his, tanımlayamadığım tatlı bir duygu. 

Çilek almak istedim, erkenden boşalmış kovaları, Allah’ın hikmeti erkenden evine dönüyor böylece… Kızım 1 saat 40 dakika kadar beklersen gidip getireyim dedi. Ah ben seni o kadar yol getirip götürüp nasıl yorayım, nasıl kıyayım o adımlara, nasıl dayanırım güzel ve buğulu bakan gözlerin ardında yorgunluğu görmeye?

Yola çıkmamız gerektiğini söyledim ve buğulu bakan gözleriyle yavaş yavaş uzaklaştı gözlerimin önünden. Hayat herkese eşit şartlar sunmuyor ama belki de o böyle çok mutlu. O mutluluğu belki de iki kova bir çuvala sığdırmış gibiydi. Görünen iki kova ve bir çuval ama gerçekler koca bir dünyayı haykırıyordu sanki.

Gerçekten çok bir şey istemiyorum hayattan, bana da iki kova ve bir çuval yeter.. Tek istediğim benim de o iki kova ve bir çuvala kendimce koca bir dünya sığdırabilmek. İçerisinde sadece gülen gözleri, mutluluğu, iyiliği, sakinliği, huzuru barındıran bir dünya...

Bu resim, bu gerçek bana çok güzel bir şey öğretti. O öğrendiğim bana hem hayatımın dersini verdi, hem de yolumu nasıl çizmem gerektiği gösterdi...

Bu teşekkürü duyamasan da sana ve senin gibi olan insanlara çok teşekkür ederim. Bana o kayıp hatırlattığını hiçbir zaman unutmayacağım. Her çilek bana seni hatırlatacak, her hatırlanış bana o günü yeniden gözlerime dolduracak... 

Yolun hep güzelliklere, mutluluğa, sevgiye açılsın... Dağıttığın çilekler, herkesin kalbine iyi gelsin...




 

22 Mayıs 2024 Çarşamba

Yazmak, nefes alabilmektir kimi zaman benim için. Ruhumdaki sesin yansımasını kelimelere emanet ederim… O emanet her seferinde beni farklı bir yolculuğa çıkarır. O yolculukta çok düşünür, yazarım, yazarım ve yazarım… Hayatı anlatırım en çok o yolculukta, belki de kendimi… 

Mesela şimdi düştü aklıma birden, ne zaman bu kadar değişti hayat? Duygularla dolup taşan hayatların yerini neden soğukluk aldı, bir türlü çözemiyorum. Gözlerimin önünden, yanı başımdan birçok hayat akıp gidiyor. Dönüp bakıyorum, arıyorum…

Ne arıyorsun derseniz eğer tanıdık bir duygu arıyorum, çoğu zaman bulamıyorum. Ne büyük hayal kırıklığı ama! Hayat değiştiriyor duyguları deyip kolaya kaçmak istemiyorum. İnandığım bir şey vardır ki, yaş alırken en güzel duyguları yeşertebilir insan. Anneannemden çok dinledim onların zamanını, belki de beni etkileyen o zamanların duygusu, o zamanların duygusunu şimdi de tatmayı deniyorum… Her deneyişte bir hayal kırıklığıyla daha karşılaşıyorum. O birliği, beraberliği, sarılmayı, kucaklaşmayı, maneviyatı, gülüşmeleri, gülen gözleri işte adını tam koyamadığım ama kokusunu yazdıkça çok yakından hissettiğim o duyguyu kovalıyorum şimdi de. Mektuplar yazıyorum, sahipsiz. Yıllar sonra kimin eline geçer belirsiz. 

Gülen gözler demişken de aklıma dedem düştü. Gülen gözlerin hiç solmasın derdi, küçükken anlamazdım ne demekti gülen göz? Yaş aldıkça anladım, sanırım o yüzden gözlerde aradım o duyguyu. Gözlerin yansımasında bulmayı diledim gerçekleri. Çünkü gözler yalan söylemezdi, dil söyler ama gözler, söylemezdi…

18 Mayıs 2024 Cumartesi

Ben hangi kelimelerle avutsam kalbimin sesini

Ne zaman unuturum göz pınarlarıma değen gözlerini

Nereye gidersem gideyim yokluğunun rengi çıktığı an karşıma

Düşlerim sessiz bir çığlığa,

Maviye adadığım her hayal küle dönüşür

Ayrı ayrı çizildiyse de yollarımız 

Yine de inanırım, bir gün yeniden tanışacağız

İşte o gün şair kavuşacak şiirine,

Şiir yeniden nefes alacak şairin kalbinde..

O güne kadar kanadı kırık kuş misali çırpınacak şair,

Yeniden kanatlanacağı günü bekleyecek,

Aslında çok iyi bilir, bazıları kavuşamasa da

Her daim birbirine aittir…

Sena UZ

16 Mayıs 2024 Perşembe

Biraz İstedim

Bir mayın tarlasının içerisindeyim 

Nereye adım atsam orada kırılıyor kolum kanadım

Bir türlü çıkamıyorum oradan..

Kurtuluşa adandığım her an bir bataklığa daha da çekiliyorum sanki

Hani nerede benim yürüdüğüm papatyalara boyanan yollar?

Nerede takip ettiğim kuş cıvıltıları?

Nerede adımlarımın vardığı maviye aşık olan derya?

Adımlarım belirsiz, renklerim soluk..

Öyle bir his ki bu deli divane ediyor beni

Arıyorum kaybettiğim kendimi,

Sadece biraz,

Biraz ….. istedim,

İçimdeki o birazı, o boşluğu buraya dökmediğim sözcük veya sözcüklerle doldurmak istedim

İstedikçe daha çok çekildim bilinmezliğe

Oysa çok basittir hayattan dilediklerim..

Fısıltılarıma hayat ne zaman kulak verir bilinmez,

Hayat her gün eksildikçe ömrümden..

Ne değeri var yaşanılamayanların… 

 

 

10 Mayıs 2024 Cuma

Şu günlerde farklı konuşuyor yüreğimin sesi

Ne yaparsam yapayım susturamıyorum

En iyi bildiğim şeyi yapıyorum yine

İçimdeki benle boğuşup duruyorum sessizce

Bir ağırlık var kalbimin üstünde

Ne yaparsam yapayım atamıyorum o yükü

Herkesi yaralarıyla seven yaralarından saran ben,

Kendime yetemiyorum

Kapkaranlık bir dehlizin içindeyim

Işığa revan oldum,

Ne zaman okunur gözlerimden gerçekler

Belki o zaman geçer nefesimi kesen bu his

Belki o zaman uykularım bölünmez olur

Belki o zaman yeniden doğar güneş benim için

Çok geç olmadan,

Ben Lavinia olup solmadan…

 

 

 

9 Mayıs 2024 Perşembe

ÖYLESİNE BİRİ

Masmavi bulutların gökyüzünü boyadığı,

Saçlarımda kum tanelerinin gezindiği

Yosun kokusunun deryaya nam saldığı o günde tanışmıştık seninle

Öyle biriydin ki,

Yarımken nasıl tamamlanırdı insan?

Cehennemi yaşarken nasıl cennete kavuşurdu birden..

Öyle biriydin işte 

Tanımlara sığdıramazdım

Duygularımın bembeyaz sayfalara işleyen güftesinin sonu gelmezdi bir türlü

Ya şimdi?

Gözyaşlarıyla dolduruyorum bu sayfaları

Bir şansın ön yüzünde mi kalacak yaşananların tılsımı

Bilirsin, gelirdim seninle her yere,

O yüzden deme bir şans verelim mi diye

Yüreğim yangının bir külüyle tutuşurken neredeydin o gecelerde

Direndim, kazımak istemedim hiçbir yere vedanın ağıtını 

Kalbim bir kere uzaklaştı kalbinden

Şimdi sadece öyle birisin benim için

Öylesine biri..

Şiirlerimin adını zikretmediği,

Kalbime nefesinin işlemediği,

Öylesine biri...

Hatırlamak ne garip bir duygu Hayatın akışında tanıdık olaylar silsilesi Bir renkten, bir bakıştan, bir hüzünden, bir gülümseyişten… İşte bu...